Type
15617
10516
6147
723
683
621
492
79
70
68
Encyclopedia

ATİS (İbrahim Hakkı)
Muharrir, tarih bilgini; soy adını bazı makalelerinde sadece “Atis” olarak bir takma isim imiş gibi kullanıp çoğu yazılarını memleketine nispetle “İbrahim Hakkı Konyalı” diye imzaladığı için “Konyalı” adı ile meşhurdu. (Rumî 1312) 1896 da Konyada Alâed...
Encyclopedia

ATLAMAK, ATLATMAK
İstanbul basınında en kıdemli iki argo tâbiridir, günün mühim bir haberini bütün gazeteler almış iken alamamak, veya hiç bir gazete alamamış iken alıp kendi gazetesine ulaştırmak, ilk neşir muvaffakiyetini kazanmaktır. Haberlerde atlayan muhabirler ve ...
Encyclopedia

ATLAMA, ATLAMATAŞI
Küçükpazar ile Unkapanı arasındaki semtin adıdır ki Vefanın bulunduğu bayır ile deniz arasında biraz genişçe alçak bir saha teşkil eder; Şehir rehberi haritasına göre Hacıkadın ve Hocagıyaseddin mahalleleriyle etekleri ve Yavuzsinan Mahallesinden mürek...
Encyclopedia

AT KESTANESİ
İstanbul mesirelerini, bahçelerini, sokaklarını süsleyip gölgelendiren gayet güzel bir ağaçtır ki, süratle boy atar, şiddetli soğuklara dayanır, çiçekleri penbe yahut beyaz, bir nakil gibi donanır, meyvası tababette kullanılır, geniş yapraklariyle, göl...
Encyclopedia

ATLAMATAŞI CADDESİ
Eminönü kazasının Küçükpazar nahiyesinin Hocagıyaseddin, Hacıkadın ve Yavuzsinan mahalleleri sınırındadır; eskiden İstanbulun en işlek caddelerinden biri olup Atatürk Bulvarının açılmasından sonra şeref ve faaliyetini kaybetmiş bulunan Unkapanı Caddesi...
Encyclopedia

ATİYE SOKAĞI
Beyoğlu kazası, Taksim nahiyesi, Harbiye Mahallesi sokaklarındandır. Teşvikiye tramvay durağı ve Maçka Caddesi kavşağı ile Emlâk Caddesi arasında uzanan ortası yüksekçe, iki araba geçebilecek kadar genişlikte, iki yaya kaldırımlı, kaba taş döşeli ve bo...
Encyclopedia

ATLAMA SOKAĞI
Beyoğlu kazası Kasımpaşa nahiyesinin Sürurîmehmedefendi Mahallesi sokaklarındandır. Aynalıçeşme caddesi ile; İncekaş Sokağının Sürurîçeşmesi Sokağı ile yaptığı kavşak arasında uzanır.
Aynalıçeşme caddesinden girildiğine göre, iki arabanın ancak geçebil...
Encyclopedia

AT KAYIĞI
İstanbul limanında romorkör ve araba vapurundan evvel kullanılan mavna yavrusu mirî kayıklardır ki, derin ve basit bir tekneden ibaretti; baş tarafında iki - üç çifte küreği vardı, bir küreğini en az iki kişi çekerdi, seferlerde, orduyu hümayun binek v...
Encyclopedia

ATLAMATAŞI
Karadeniz boğazı dışında Rumelifenerine yarım saat mesafede bir deniz kayasıdır ki Boğaz balıkçıları tarafından nirengi noktası olarak kullanılır. Uzuncaburun ile bu Atlamataşı, bir kış dalyanı olan Marmaracık dalyanının sınırlarını teşkil ederler. Atl...
Encyclopedia

ATTAR, ATTARLAR
Kamusa göre, güzel kokular, tıbbî ecza, misk ve bahar; ve halen iğneden ipliğe kadar türlü şeyler satan esnaftır; bu isim halk ağzında bozulmuş, aktar olmuştur.
Eskiden attar dükkânları, eczahanelerin ve ecza depolarının yerini tutardı; Büyükşehirde at...
Encyclopedia

AT YARIŞLARI
Sahib oldukları şecereli, asîl hayvanları mükâfatlandırarak hali ve vakti yerinde kimseleri, haraları hayvan beslemeğe teşvik yolu ile at cinsinin ıslahı gayesi güdülerek kurulmuş büyük müsabakalardır.
At denilen güzel ve insanla sevişmesini bilen hayv...
Encyclopedia

ATSIZ (Hüseyin Nihâl)
Edebiyat muallimi, şair; inanı yolunda cesur ve metin, hiç bir kuvvete boyun eğmeyen, mücadeleden yılmayan, ezadan cefadan korkmayan, son derece afif, muhakkak ki neslinin mümtaz bir siması; 12 ocak 1905 de İstanbulda doğdu, bahriye binbaşılığından müt...
Encyclopedia

AYAK (İstanbulda çıplak, yalın)
İstanbulun baharı tadımlıktır, kış ile yaz arasında kaybolur; Büyük şehir ikliminin son baharı lâtiftir ve saltanatlıdır. Yaz mevsiminde ve sonbaharın tadına doyulan güneşli günlerinde İstanbul sokaklarını her gün yüzbinlerce ayak yalın, çıplak olarak ...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Ekmekçiler
İlânı Meşrutiyete, Seferberliğe kadar fırınların kısmı âzamı Rum ve Ermeniler elinde olup simitçi fırınlarında Türkler, yirmi beş paraya satılan esmer, tazeliğinde leziz ve fakat bayatlığında biraz ekşilik peyda eden bir ekmek çıkarırlardı. Fukara halk...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Dondurmacılar
Dondurmacıların yaza hazırlıkları, takımı noksan olanlarca kıştan başlardı. Bugün bir iki bardak, yarın iki üç tabak, öbür gün birkaç kaşık, daha münasip eyyamda havlu vesaire tedarik ederlerdi. Mevsim gelince takımlar silinir, parlatılır vüs’u iktidar...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Destancılar
İkinci Abdülhamid devri sonralarında, destancılar, renk renk kâğıtlara, iri puntulu harflerle basılmış destanlar satar, en ziyade Köprü üzerinde bulunurlardı. İpsiz sapsızın dik âlâları, kafalarına vişne çürüğü fesi, omuzdaş kuşağının ucu dışarıya sark...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Çorapçılar
Mahmudpaşa, Sultanhamamı, Mısırçarşısı civarı, Yenipostahane Caddesinde bilhassa İkinci Dünya Savaşından sonra seyyar çorapçıya sık sık rastgelinir: seyyar çorapçılar umumiyetle genç veya çocuktur. Büyük bir kısmı Musevidir, fakat bu işi meslek edinmiş...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Don - fanilâcılar
Hepsi on altı, yirmi beş yaşlarındadır; kıyafetleri de bir örnek sayılır, başları açık, her beş dakikada bir defa taranmalarına rağmen saçları daima darma dağınıktır; sırtlarında ya birer Frenk gömleği vardır. Pantalonları, bilhassa son günlerde, naylo...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Dutçular
İlkbaharın hulûlünde birer dut bahçesi bulup ağaçların adedine göre kiralarlar, tablalar, tenteler hazır edip mahsul kemale ermeğe başlayınca orada yatarlar, ağaçları devşirmek itibariyle ikiye ayırırlar, bir gün dokunulan ağaca bir gün ara verirler, d...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Demirhindici
Başında keçekülâh, sırtında salta, kollar sıvalı, bacağında potur, tulumbacı yemenisinin biraz daha kunduralaşmış cinsinden bir yemeni, arkasında semaverimsi sarı bir güğüm; çoğu iri yarı gürbüz delikanlılardır; sesi sıtma görmemiş; evvelâ: “Haniya Dem...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Elma şekerciler
Çocukları en ziyade baktıran, anne isterim diye ağlatan elma şeker, kırmızı garibaldi, galibardalı tatlıya batırılmış üzeri ince bir zar gibi tatlılanmış, bir topuzlu sırığın ucuna batırılan şişelere sıralandırılmış ham elmalardır. Çocukluk bu, şaka de...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Defterciler, zımbalı defterciler, kalemciler
Son zamanlara gelinceye kadar umumiyetle Yahudi çocukları idi; ekserisi cırtlak bir sesle ve durmadan devrin kâğıt piyasasına göre “Beş paraya on paraya... Beş kuruşa, on kuruşa zımbalı defter!..” diye bağırışıp dururlardı. Bilhassa Sirkeci ve civarınd...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Manavlar
Şehri şehrimizin her çapta ve her istidatta müstakimülhâl kesanı ağuşu şefkatinde perverde eden beldei tayyibedir. Bu ecildendir ki yaz gelince başı abani sarıklı Alanyalılar, yeşil ve beyaz sarıklı Konyalı, Aksekili, Ürgüplü seyyar manavlar küfesini, ...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Mahallebiciler
Meşrutiyetten evvel Yenicaminin gerisinde, Binbirayak arasında, kaç ağızdan makamlı, tempolu avazlar birbirine karışırdı:
On paraya bir tabak
İnanmazsan, ye de bak
Çadır bezinden tentelerin altında uzun kerevetler, üstlerinde salaşpurdan örtü; onları...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Macuncular
Yine yok değil, tek tük bulunuyor. Fakat nerede o eskiler? Mutlaka ya klarnetası yahut büğülüsü (Frenklerin bugle dedikleri üç anahtarlı pirinç boru) vardı. Çalıp çalıp durur, satışına çığırtkanlık ettirirdi. Tersane, Tophane, Bâbı askerî bandolarından...