Type
15617
10516
6147
723
683
621
492
79
70
68
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Ayak Berberleri
Çarşı, pazarları, selâtin cami avlularını fazla olarak mahalle aralarını dört dönerlerdi.
Arkalarında zenbil; zenbilinde takım taklavat; ellerinde küçük bir iskemle. Hacı babalar - şerait üzere - çenber sakallarının kenarlarını, bıyıklarının altlarını ...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Basmacılar
Bugün, bohçacı kadınlar müstesna (B.: Bohçacı kadınlar) seyyar basma ve kumaş satanlar hiç kalmamıştır, fakat İkinci Cihan Harbine kadar sokak sokak dolaşarak “Basmacı! basma!” diye yelken bezinden büyükçe bir bohçaya koyduğu basmaları, elinde demir ar...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Aşureciler
Mahallâttan bazı kimselerin evlerinde pişirip de akşamları satışa çıkardıkları vaki idi. Evlere kâselerle ya peşin veya veresiye olarak bırakılır ertesi akşam uğranılıp alınırdı. Kalabalık yerlerde arabacı ve sebzecilerin bâhusus hamalların, kayıkçılar...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Aşçılar
Meydanlarda çadır kurup aşçılık yapanlar, bu satırların yazıldığı sıralarda artık görülmemektedir. Omuzlarında askı ile gezdirdikleri bir camekânlı dolapta fasulye piyazı, ciğer kebabı, cızbız köfte satmakla çöplenenler vardır (B. : Aşçı ve bu madde iç...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kebab kestaneciler, Unnabcılar
Eskiden kebab kestaneciler, unnabcılar da hep Aranvuddu. Eylûl girdi mi kestane çıkar; dondurmacıların bâzıları, işportalara ,doldurup bunları başlarına oturtup elleriyle hiç tutmadan, at cambazhanesinde müvazene oyunları yapan bir cambaz meharetiyle t...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kahveciler
Artık tarihe karışmış esnaftandır. Haftanın her günü muhtelif semtlerde kurulan pazar yerlerini, cami avlularını dolduran kalabalığın arasında seyyar kahveciler de tümen tümen. Ekserisi sakallı, hattâ ak sakallı adamcağızlardı.
Omuzlarında sırık, sırığ...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kokucular
Yerlerini esanscılara terk etmiş esnaftır; eskiler umumiyetle Antalyalı idi, gülyağı, hacıyağı, kallemisyağı satarlar, kahveleri dolaşırlardı. Şişenin koku bulaşmış mantarlarını el üstüne, üste başa sürerler, parmaklarını bulaştırıp tesbihlerini kokula...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kâğıdhelvacılar
Kâğıt helvası ve helvacısı İstanbulun has damgalarındandır; eskiden bunlar da tamamen de meydandan kalkardı. Kadıköy yakısında, Boğaziçinde Göksuda, Sariyerin Çırçır, Hünkâr, Kestane sularında revaçtaydı. Satıcıların omuzunda sehpa, üzerinde tahtadan d...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Koz helvacılar
Meşrutiyete kadar hepsi yine Arnavud; kâğıt helvasına, kebab kestane ve unnaba mayna verenlerdi. Havalar iyice soğuyunca ortalığa çıkar, kalabalık caddelerin köşe başlarında sehpalar üzerine tablâlarını oturturlar. Dolaşanları nâdirdi.
Sermed Muhtar Al...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Keten helvacılar
Şimdi de olduğu gibi beyitler okuyarak gezerlerdi. Bâzı kahvehanelerde dahi yüzük oynayarak mağlûp olan tarafa helva çektirirlerdi. O vakitler Harbiyede meşhur bir helvacı vardı, işitirdik. Bu helvacılar şimdi de aynen gezmektedirler. Gerek tahan, gere...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kadayıfcılar
Kastomonu ve civarı sekenesinden olup kimisi kadayıfcı dükkânlarında çalışanlardan, kimisi de başlı başına iş yapanlardandı.
Bunlar dükkânlardan çiğ tel kadayıfı üç kuruşa alıp pişmiş olarak Yenicami avlusu ve bâzı pazar yerlerinde yüz paraya satarlard...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kınacılar, damla ve çam sakızcılar
Yarım asırdan fazladır; benim çocukluğumda seyyar kınacılar vardı. Hattâ siyahî bir kadın sokaklarda:
— Yeşil kınâ! Yaprak kınâ! Dilde menşûr (meşhur) bizim kınâ!..
Diye gezerdi, çoktandır böyle şeyler görülmemektedir. Onların da tabla ile damla sakızı...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Kasablar
Tarihe karışmış esnaftandır; omuzda bir sırık, etler dizili, elde bıçak, belinde bir peştamal: “Semiz!..” diye gezenler veyahut işlek, münasip bir mahal tutup bir sehpa üzerine et sırığını vaz ile dükkânlardan daha ziyade iş yapanlar vardı. Yalnız bâzı...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Şerbetçiler
Meşrutiyetten evvel şerbetçiler, sucularla atbaşı beraber yarışta, iki nevidirler: İzmirinkiler, yerliler. İzmirinkiler fiyakalı tiplerdi: Başlarında sırma işlemeli ırakiye; üstüne kefiyenin küçüreği bir ipekli sarık, şakaklarda kıvır kıvır zülüfler, b...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Yoğurtcular
İki kısımdır. Bir kısmı İsparta civarı sükkânından olup ötedenberi İstanbulda tavuttun etmiştir, bir kısmı da memlekete gidip gelenlerdendir. Bunlar sureti mahsusada imal ettirilmiş iki kutu içinde araları ince ve fakat seyyar bir tahta ile bölünmüş fe...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Turşucular
Her dükkânın mahallecileri olup sırtlarında bir fıçı, bir kolunun dirseğinde asılı yine tahtadan mamul küçük fıçısı, bir kap içinde biberli suda turşu mahallelerde bağırırlar: “İlahana bîber turşusu” evlerden çağırıldıklarında, hemen fıçıyı indirir eli...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Taze cevizciler
Şimdi olduğu gibi hepsi kopuk takımındandı. Başta vapur dumanı renginde, bumburuşuk, püskülsüz, cücüğü dimdik fes; sırtta soluk, yırtık pırtık, göğüs fora mintan; belde şahrem şahrem kuşak; bacaklarda paçaları diz kapakta pantalon; baldırlar, ayaklar ç...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Tefarikciler
Malûm a tefarik, ufak tefek mânasındadır. Pahada da, yükte de hafif bu kabil malları satana tefarikci denirdi. Ekserisi Yahudilerdi.
Sirkecide Aliefendi, Süslü, Nefaset gibi lokantalar, İzmir, Halep, Cezairi Bahrisefid gibi otellerin altlarındaki kahve...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Tahin Helvacılar
Kastamonu vilâyeti mülhakatından Safranbolu civarlarından olu her dükkânın vüsat ve kudretine göre çalıştırabildiği tablakârlardandır. Bunlar tezgâhtan helvayı kıyye ile alırlar, tabiî olarak aldıklarından farklı fiatla satarlar.
Tablalarına helva kalı...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Tenekeciler
Galata rıhtımı yapılırken kütle taşları taşıyan romörkörlerin, molozları mavnalara boşaltan dekovil lokomotiflerinin düdüğü gibi tiz, gevrek, kulak zarlarını tırmalayıcı, âsabı alt üst edici bir ses uzayıp dururdu:
Tenekeciii!
Başlarında limon kabuğu k...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Zarzavatçılar
Başta tabla taşımak âdeti büsbütün kalkmış gibi oldu. Sırtta küfe, yahut merkep, beygir gibi vasıtalarla satmaktadırlar. Nakil vasıtalarının üzerlerini mevsimde bulunan sebzevat envaının adedine göre küfelere vaz olunarak her birlerine ayrı ayrı doldur...
Encyclopedia

AYAK ESNAFI, SATICILARI : Yumurtacılar
Ürgüplü ve emsallerinn buzhane yumurtalarını bir sepete doldurarak:
— İri tanzeee.. yımırtaaa!...
diye sokakları yıkarlar. Kimisi daha ileri giderek kendini köyden yeni gelmiş de beraberinde getirmiş gibi göstermek için daha uygunsuz bir kıyafet takını...
Encyclopedia

AYASOFYA ŞADIRVANI
İstanbulun en büyük ve güzel şadırvanlarından biridir; Birinci Mahmud tarafından Hicrî 1153 (M. 1740) yılında yaptırılmıştır. Sekiz mermer sütuna dayanan sekiz geniş kemer üzerine oturtulmuş kalın, kubbeli ve kurşun örtülü bir saçak altındadır, ki saça...
Encyclopedia

AYASOFYA KÜTÜBHANESİ
Büyükşehrin umumî kütübhanelerinin en namlılarından biridir, bânisi ve vaakıfı Birinci Sultan Mahmuddur, Ayasofya Camiinin içindedir, camiin iki büyük istinad duvarı arasındaki boşluğa hicrî 1152 (M. 1739) yılında inşa edilmiştir; devrin şairleri taraf...
