Type
15617
10516
6147
723
683
621
492
79
70
68
Encyclopedia

BALON
1) Halk dilinde ve hâneberdüş külhâniler argosunda etrâfı heyecana, merâka, endişeye düşürecek uydurma haber; misaller:
— Senin Sarı Florya’da boğulmuş..
— Deme be!?.
— Namussuzum.. gözümle gördüm.. çıplak.. sülün gibi yatıyordu...
— Ne zaman ulan ?
— ...
Encyclopedia

BALTA
Yeniçeri argosunda, 1) Yeniçeri zorbalarının büyük veya küçük İstanbulda yapılan yeni bir binadan harac almak için yapı yerine asdıkları ve sapında zorbanın mensub olduğu Yeniçeri ortasının nişan denilen alâmeti farikası bulunan balta, keser veyâ kürek...
Encyclopedia

BAR, BAR - PAVİYONLAR
Bir Orkestra - Caz’ı ve konsommatris kız ve kadınları bulunan içkili dans ve eğlence yeri olan “bar”’ı Türk Ansiklopedisi şöyle târif ediyor: “Kelimenin aslı İngilizcedir, uzun tahta, tezgâh mânâsınadır; içkilerin servisi tezgâh üzerinde yapılan meyhân...
Encyclopedia

BARAN (Reşid)
Asîl akademik anlamda seçkin komedi aktörü, sahne muharriri, İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatkâr kadrosunun güzîde sîmâlarından; 1910 da İstanbulda doğdu, babası Ziraat Bankası ve husûsî muhâsebe müdürlüklerinde, mutasarruflıklarda bulunmuş Reşid Hâşim B...
Encyclopedia

BARLARDA KIZ OĞLANLAR
1956 ilâ 1958 yılları arasında, büyük şehir hayatının türlü cilvelerinden biri olarak İstanbul basınına intikal etmiş zabıta vak’alarındandır; 16-17 yaşlarında, vechen dilber, yüzleri tüylenmemiş, vücud payıları, elleri, ayakları ince ve zarif bir iki ...
Encyclopedia

BARBARO
(Niccolo) – Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbulun muhasarasını görmüş, bir çağın değişdiği o tarihî günlerde bizanslılarla beraber şehri müdafaa eden venedikliler arasında bulunmuş, İstanbul Muhasarası üzerine çok kıymetli bir ruznâmenin muharriri ...
Encyclopedia

BARATA
Çuhadan yapılan, ucu kıvrık ve uzunca bir nevi külâh, Tanzimatdan önceki devirlerde kullanılmıştır, bilhassa Bostancı ocakları efrâdı ile Sarayı Hümâyunun diğer kaba hizmet efrâdının serpuşu idi, ufak farklarla “bostancı baratası”, “haseki baratası” di...
Encyclopedia

BARA (Kemal Emin)
Muallim, muharrir, bestekâr, güzel sanatların her kolunda gilgi ve hüner sahibi, rind meclis adamı, yakınları için çok zarif dost, ve muhakkak ki kibar bir İstanbul efendisi; 1876 da İstanbulda Şehzâdebaşında doğdu, Mehmed Emin Paşa adında bir zâtin oğ...
Encyclopedia

BANYOLAR CADDESİ
Bakırköy yollarından; Kartopu Sokağı ile deniz kıyısı arasında uzanır (B.: Bakırköy). Asmalısakız ve Sakızlıyalı Sokakları ile dört ağzı yaparak kesişir. İki araba geçebilecek genişlikte olub içerden sâhile doğru yüründüğüne göre Sakızlıyalı Sokağı kav...
Encyclopedia

BANYOLAR ÇIKMAZI
Bakırköy yollarından; 1934 Belediye Şehir Rehberinde Kartopu Sokağı üzerinde bir çıkmaz sokak olarak gösterilmiş ise de yeni açılmış Şebboy Sokağı ile kavuşağı olan normal yoldur (B.: Bakırköy). Yeni beton yapı ve bağçeli evleriyle şirin bir görünüşü v...
Encyclopedia

BARATA
İstanbul müzehhiblerinin kullandığı tezyini motiflerden ucu kıvrık lâlenin adı; serpuş baratayı andırdığı için bu ismin verildiği âşikârdır.
Encyclopedia

BASRI (Kahvecigüzeli Tophâneli)
Kırım Harbi yıllarında kayıkcı Hâşım adında yaşıdı bir arkadaşı ile beraber esrarengiz bir cinâyetin kurbanı olmuş on yedi yaşında güzelliği ile meşhur ve tulumbacılıkda da namlı bir delikanlıdır. Üsküdarlı halk şâiri Tophâne kâtiblerinden Âşık Râzinin...
Encyclopedia

BASTON
Yürür iken dayanıb kuvvet almak için erkekler, bâzan da kadınlar tarafından taşınan ve sûreti mahsusa da bu iş için yapılmış değnek - sopa; husûsiyeti el ile tutma yeri, bir sapı bulunmasıdır; yere temas iden ucu daimâ ince olup yukarıya doğru kalınlaş...
Encyclopedia

BASRİ (Zâkir)
Abdülâziz devrinde Aksarayda Oğlanlar Tekkesinde genc bir yanaşma - uşak olub fevkalâde güzelliği ve bilhassa zikir halkasına katıldığı zamanlar aşırı cezbesi ile, İstanbul’un en namlı külhanbeylerini yetiştirmiş bulunan Aksarayda büyük bir şöhret olmu...
Encyclopedia

BAŞ
“Garb türkçesinde isim, insan vücûdunun en yukarısında ve hayvanların en önünde olanı, ve dimağ eile müteaddid duygu âzâlarını taşıyan mahfaza, kılıf, reis, ses; mecâzen: zekâ, idrak, akıl; beyin, dimağ” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lugatı).
Dilimizde ve...
Encyclopedia

BASRİ (Mektebli yahud Kız)
İkinci Abdülhamid devri sonlarının en namlı kasa hırsızlarından; temiz ve ictimâî seviyesi yüksek bir ailenin evlâdı olarak doğmuş, Galatasarayı Sultanisinde okur iken, pek dilber bir çocuk olan Basri henüz onbeş yaşında iken kötü insanların fesad ağın...
Encyclopedia

BAŞ
Tarihimiz boyunca askerî ve mulkî makamlarda, imparatorluk devrinde de saray memuriyetlerinde bâzı kumandalar, âmirler unvanlarına “Baş” kelimesi eklenerek anılmış, hâlen de anıla gelmektedirler; zamanımızda kullanılanlar: Başkumandan, baş yâver, baş g...
Encyclopedia

BASRİ BEY (Ûdî)
1840 da İstanbulda doğdu, vezir odacılıklarında bulunmuş Tığlıoğlu Lâtif Ağa adında birinin oğlu idi, 1846 da sabî iken Mızıkai Hümâyun takımına kaydedildi, eli ayağı düzgün ve yüzü gaayetle dilber bir çocukdu, henüz on iki yaşında iken saray erkânı ta...
Encyclopedia

BASRİ (Çeşmemeydanlı Sandalcı)
İkinci Abdülhamid devrinde İstanbul’un azılı külhânîlerinden; 1885 - 1890 arasında Galata ve Çeşmemeydanını bıçağı ile sındırmış bir şerir. Uygunsuz oğlan, fâhişe ve kumar yüzünden meyhâne ve kahvehânelerde büyük kanlı kavgalar yapmış, iki defa güpegün...
Encyclopedia

BASTON EKMEK, BASTON FRANCALA
Ekmeğin ve francalanın iki ucu sivrimsi ve uzun şekillendirilmişinin adı; zamanımızda bastonun kendisi kullanılmaz olduğundan ekmek ve francalaya verilen bu isim de unutulmak üzeredir, baston yerine “uzun ekmek”, “uzun francala” deniliyor. Şu konuşma 1...
Encyclopedia

BAŞ KADIN EFENDİ
Osmanlı Sarayı Harem hayatında pâdişahların nikâh altındaki kadınların ilkine Tanzimatdan sonra verilmiş unvandır; diğer zevceleri de ikinci, üçüncü, dördüncü kadın efendi diye anılırlardı; pâdişahların kadın efendilerinin Tanzimatdan evvelki unvanları...
Encyclopedia

BAŞKADIN MEYDAN ÇEŞMESİ
Üsküdarda İmrahor Camiinin önündeki meydancıktadır; kesme taşdan yapılmış, cebhesi mermerle kaplanmıştır; gördüğümüzde suyu mevcud, mâmur idi. (1945). Bânisi Üçüncü Ahmedin başkadınıdır. Üçer mısrâlı altı satır üzerinde hak edilmiş olan kitâbesi o devr...
Encyclopedia

BAŞKESMEK
1) Açık lûgat mânâsı ile îdam; Tanzimatdan evvelki devirde pâdişahlar tarafından mülkî ve askerî âmirlere, vezirlere gönderilen fermanlar, verilen emrin kesin tatbiki isteniyor ise ekseriya “Bâşın keserim!..” tehdid ve ihtârı ile biterdi.
2) Tekke tarî...
Encyclopedia

BAŞKÖŞE, BAŞSEDİR
Eski Türk ve dolayısı ile İstanbul evlerinde, Avrupakârî iskemleler, koltuklar, kanapeler girmeden, şilte ve yastıklarla döşenmiş sedirlerde oturulurdu (B.: Sedir); bir odanın en az iki divarı boyunca yapılmış olan sedirlerden, oda bağçe tarafında ise ...
